eankara-NATHAN NEVER

12–18 dakika

oku

TERS ENTROPİ

NATHAN NEVER MACERALARI

Hazırlayan: eankara

Nathan Never maceralarının ülkemizde de çok seveni bulunuyor. Çeşitli bilim kurgu eserlerinden esinlenerek hazırlanan maceralarda gördüğümüz huysuz, melankolik Alfa ajanımız, ASI ( İtalyan Uzay Ajansı ) ile Bonelli firmalarının işbirliği tarafından hazırlanan iki ayrı macera ile karşımızda.

Görüleceği gibi, bu maceralar diğer Nathan Never maceralarından bir hayli farklı özelliklere sahip. Üstelik, ünlü astronot Luca Parmitano hem ajanımız ile birlikte maceralarda yer alıyor, hem de senaryolara katkı sağlayarak bu çizgi romanlara destek oluyor. Konumuz bu kez TERS ENTROPİ !

ENTROPİ
Nathan Never maceralarının seveni çok. Maceralarda, teknolojinin hayatın her alanına hakim olduğu, büyük şehirlerde yaşayan insanların doğadan uzaklaştığı bir dünya görüyoruz . Bu distopik gelecek tasviri, bilimkurgu türünün klasik temalarından biri ve okuyuculara teknolojinin olası olumsuz etkilerini de düşündürüyor.

Seri, teknolojinin insan hayatına etkilerini ve toplumsal yapıyı eleştirmekte . Özellikle zengin ve fakir arasındaki uçurumun derinleştiği, teknolojinin insan ilişkilerini nasıl değiştirdiği gibi konular bulunuyor.

Ancak, duygusal derinliğin de söz konusu olduğu, trajik geçmişe sahip melankolik kahramanımızın pek çok macerası bilim kurgu dünyasıyla iç içe. Bir çok bilim kurgu film ve romanından esinlenmeler, konu zenginliklerini artıran unsurlar olarak, maceralara değişik tadlar katıyor.

Konu Nathan Never olunca, başta ‘’ Fizik ‘’ olmak üzere , bilim konularına değinmemek mümkün olmuyor ! Bu yazıda ele alınan Nathan Never maceralarında ‘’ Ters Entropi ‘’ kavramı ele alındığından, önce bazı kavramlara kısaca bakmak gerekecek. Ayrıca göreceğimiz gibi, ‘’ Entropi ‘’ kavramı bugün pek çok çizgi romanda kullanılıyor. Tıpkı çeşitli sinema filmlerinde, romanlarda olduğu gibi.

Diş macununu kolayca tüpe geri koyamayız. Buhar moleküllerinin kendiliğinden bir araya gelerek bir su topu oluşturması beklenemez. Tüm bunlar, ‘’ Entropi Yasası ‘’ olarak da bilinen Termodinamiğin İkinci Yasası ile ilgili sorunlardır.Bir başka deyişle; bir yumurta düşürdüğünüzde, bir buz küpünü erittiğimizde veya bardağı kırdığımızda, dünyanın entropisini artırmış oluyoruz. En basit anlamda, kırılan bardağın görüntüsünü bir kamerayla çektiğimizde, daha sonra tersten oynatacak olursak, ‘’ ters entropi ‘’ olayına tanık oluruz. Zamanda geriye gitmek, günümüzde kabul görmüyor, zaman zaman tartışma konusu oluyor.

Termodinamik; ısı, iş, sıcaklık ve enerji arasındaki ilişki ile ilgilenen bilim dalı. Mühendislikten doğa bilimlerine, kimyadan fiziğe ve hatta ekonomiye kadar çeşitli bilimsel disiplinler için önem taşıyor. Termodinamiğin birinci yasası, enerjinin korunumuyla ilgili. Kapalı bir sistemdeki enerji, dışarıdan müdahale edilmedikçe sabit kalır. ( ‘’ Enerjinin Korunumu Yasası’’ nın belirttiği gibi, enerji ne yaratılabilir ne de yok edilebilir.) Ancak enerji sürekli olarak biçim değiştirir. bir sistemin düzensizliğidir.
Fiziğin en önemli yasalarından olan entropi, zamanla her şeyin yıprandığını anlatmakta. Canlıların yaşam döngüsü, eşyaların kullanım süreleri gibi günlük hayatta yaşadığımız ve şahit olduğumuz her şey düzensizlikle artıyor.

Münih Teknik Üniversitesi Yaşam Bilimleri Fakültesi Biyotermodinamik bölümünde doktora sonrası araştırmacı olan Marko Popovic;
‘’ Termodinamiğin ikinci yasasına entropi yasası denir. Bu, doğadaki en önemli yasalardan biridir ‘’ diyor. Evrende sürekli artış halinde olan entropi, yaşamın her alanında şahit olduğumuz ancak farkında olmadığımız şekilde, fizik alanında ve sosyoloji alanında, yasaların en başında gelerek evrensel bir yasa haline dönüşmüştür.

Entropi’nin bir çok çeşidi bulunuyor; ters entropi, aşırı entropi, sistem entropisi, toplam entropi, maksimum entropi, sıfır entropi gibi. Ama, sanırım en önemli açıklamayı Macar matematikçi John von Neumann durumu yapmış ! Neumann şöyle diyor ; ” Tartışmada ‘entropi’ terimini kullanan her zaman kazanır, çünkü hiç kimse entropinin gerçekte ne olduğunu bilmez, bu yüzden bir tartışmada her zaman avantajlı olan taraftır ! “

Terim ilk olarak 19. yüzyılın ortalarında, termodinamik kavramının kurucularından biri olan Alman fizikçi Rudolph Clausius tarafından kullanıldı.

Evrenimiz büyük olasılıkla, sonsuz küçük, düzenli bir enerji noktası başladı ve genişleyerek sürekli olarak büyümeye devam etti. Bu nedenle evrenimizde entropi sürekli olarak artmakta. Bir başka deyişle , en basit olarak şunu söylemek mümkün ; “Isı hiçbir zaman soğuk bir cisimden sıcak bir cisme akamaz ve yalıtılmış bir sistemin entropisi asla azalmaz “. Sonuçta, evrenimizde düzensizlik sürekli olarak artıyor.

Özellikle bilim kurgu alanı açısından şu soru her zaman önem taşıyor ;
‘’ Zamanda yolculuk ile veya entropiyi tersine almak yoluyla geçmişte değişim mümkün mü? ‘’
Fizik yasaları gereği, teorik olarak zamanda geri akışı engellemez, ancak entropinin sürekli artışı bu süreci pratik olarak imkânsız kılıyor. Ancak bazı fizikçiler, özel koşullar altında zamanın tersine akabileceğini öne sürüyorlar.

‘’ Ters entropi ‘’ teorisine göre geliştirilen zaman yolculuğu, göreceğimiz Nathan Never maceralarında ( özellikle göreceğimiz 2. Macera ) öne çıkıyor. Kahramanımız, gelecekten bu kez günümüze, yani zamanda geriye doğru seyahat ediyor. Ayrıca, bilimsel kavramların karşılığı olay örgüsü söz konusu. Yoğun metin kullanımı, okurların konuyu anlamalarını kolaylaştırıyor. ( Tenet filmini izleyen okurlar, macerayı okurken filmi hatırlayacaklardır. Cristopher Nolan’In yazıp yönettiği filmde; bir özel ajan, küresel felaketin önüne geçmek durumundaydı. Bunun için acımasız bir iş insanının, zamanda evrilmeyi sağlayan fütüristik teknoloji ürününü kullanmasını engellemek zorundaydı. Filmde zamanın geriye aktığını gösteren sahneler hoş görüntüler oluşturmuştu. Örneğin, geri geri yürüyen adamlar, geriye hareket eden araçlar gibi. )

Maceralar Nathan Never adını taşıyorsa, entropi/ters entropiden başka da bilimsel kavramların, teorilerin yer alması kaçınılmaz oluyor !

Örneğin teorik fizik alanında dünyaca ünlü bilim adamı Dr. Michio Kaku’nun üzerinde durduğu ‘’ Paralel Dünyalar ‘’ teorisi gibi. Ancak, bilimsel konuları fazla uzatmayıp, çizgi roman dünyasındaki uzantılarına bakarak yazımıza devam edelim.

ÇİZGİ ROMANLARDA ENTROPİ
İlk bölümde tanımını gördüğümüz ‘’ Entropi ‘’ kavramına çeşitli çizgi romanlarda rastlıyoruz.

Jack Kirby
Jack Kirby’nin bir çizimi

Uzay seyahatlerinin bilim kurgu alanında sıkça işlendiği yıllardan, efsanevi çizerler Alex Raymond, Jack Kirby gibi ustaların çalışmalarını unutmak mümkün değil. Ama, konumuz Nathan Never ve de inceleyeceğimiz macera 2023 yılı sonu tarihli.
Bu nedenle, entropi konulu ( ya da başlıklı demek daha doğru olur belki de !! ) çizgi romanlardan seçtiğim örnekler, daha çok 21. yy.dan olacak
Bu tür eserlerin çoğunda, Entropi’nin, son bölümde detaylı inceleyeceğimiz Nathan Never macerasında olduğu gibi değil, asıl anlamından bir hayli farklı ele alındığı göreceğiz. ‘’ İyi ‘’ ve ‘’ kötü ‘’ amaçlı güçlerin üstünlük savaşını izlediğimiz, göz alıcı çizimler ve renklendirmelerle dolu heyecan dozu yüksek sayfalar. Ama, entropi neredeyse ‘’ dolgu unsuru tanımı ‘’ durumunda ! Anlamından bir hayli uzak, tıpkı son zamanlarda sıkça rastladığımız ‘’ Kuantum ‘’ kavramı gibi, sanki anlam açısından içi boşaltılmış !

Entropi
Heavy Metal’in serisi Entropy, Black Panther ve Justice League yazarı Christopher Priest ve yükselen yıldız çizer Montos‘tan, Bjorn Barends‘in (King Spawn) kapaklarıyla yayınlandı. Hayli karanlık nitelikte bir uzay macerası.( 2022 )

Invisibles in The U.K.
Grant Morrison, Phil Gimenez ikilisinden. ( 2001 )

Extropy vs. Entropy
Tombstone Da Deadman, Greydon Square ve Joseph Arnold tarafından yaratıldı. Destansı olaylar ve karmaşık karakterler içeren bilim kurgu/fantastik öykülere tutkuyla bağlı iki çizgi roman yazarı. Çizimler, daha önce birçok bağımsız çizgi romanda çalışmış yetenekli bir çizgi roman sanatçısı olan Joseph Arnold tarafından yapıldı. ( 2023 )

Excerpt: Entropy
Aaron Costain‘in çizgi romanında, Dünyanın kültürlerinin kesiştiği noktada, mitolojiler ve dinler birbirleriyle etkileşime giriyor, birbirine karışıyor ve sentezden ruhlar oluşturuyor. ( 2018 )

Black Science – The Beginner’s Guide To Entropy 
Rick Remender ve Matteo Scalera‘nın büyük beğeni toplayan bilim kurgu serisi. Anarşist Bilim Adamları Tarikatı’nın eski üyesi Grant McKay, imkansızı başarır, Kara Bilimi çözer ve gerçekliğin engellerini aşar. ( 2023 )

Entropi
Dünyanın sonu yaklaşırken, canavarlar çoğalmış durumda. Dirilmiş dev yaratıklar çeşitli ortamlarda bulunurken, kahraman karakterler birer birer kaybolmuş durumdalar. Kıyamet önlenebilecek mi ? Yazan ve çizen Beany Coffee . ( 2023 )
Web çizgi romanı şu linkten okunabilir ;

Max the Demon Vs Entropy of Doom
Yukarıdaki çizgi romanlardan farklı olarak, okura bilgi aktarma amacıyla hazırlanmış bir çizgi roman. Dünya’nın çevresel felaketten kurtarılması söz konusu ! Maceranın kahramanı Max, termodinamiğin temel yasalarını ünlü bilim adamlarından ( Rumford, Sadi Carnot, Ludwig Boltzmann ve Richard Feynman gibi ) öğreniyor. ( 2017 )

Guardians Of The Galaxy: Mother Entropy
Eisner ödüllü İngiliz sanatçı Alan Davis tarafından hazırlanan, süper kahraman türünde çizgi roman. ( 2014 )

Entropi kavramına kitap isminden farklı olarak, çeşitli maceralarda da geçtiğini görüyoruz. Bu açıdan , ilginç örneklerden biri yukarıda görülüyor. Nick Sousanis’in tamamen bilimsel amaçlarla hazırladığı Unflattening adlı eserinde yer alan, Entropi’yi çok iyi biçimde çizimle anlattığı sayfa.
( Sousanis’in bu eseri hakkındaki detaylı inceleme yazıma şu linkten ulaşılabilir.)

Luca Parmitano’nun Destek Verdiği Nathan Never Maceraları
Luca Parmitano, Nathan Never’ın bazı maceralarının senaryolarına destek veren bir astronot. Bu, biri renksiz biri renkli iki macera ( özellikle ikincisi ) entropi kavramını ele alması açısından konumuzun odak noktasını oluşturuyor.

1 ) Nathan Never – Uluslarası Uzay İstasyonu ( 2019 )
( Nathan Never – Stazione Spaziale Internazionale )
Renkli olarak hazırlanan bu macera, Sergio Bonelli Editore’nin ASI (İtalyan Uzay Ajansı) ile ESA (Avrupa Uzay Ajansı) ‘nın işbirliği içinde hazırlanmış.

Daha önce yayınlanmamış, tam renkli olarak görülen bu çizgi romanda ilave olarak Luca Parmitano ile yapılan özel bir röportaj da bulunuyor.

Nathan Never, Conestoga uzay gemisinde ışık hızından hızlı seyahatin ilk testleriyle meşgulken, uzay gemisine bir “enerji dizisi” çarpar ve Özel Ajan Alpha kendini 21. yüzyıl güneş sistemine fırlatılmış bulur. Kendi zamanımızda ise onu olağanüstü bir karşılaşma beklemektedir: Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki astronot Luca Parmitano ve meslektaşlarıyla olan karşılaşma. Nathan’ın, Conestoga’yı geleceğe geri döndürmek için modern bilimsel bilgilerden yararlanması gerekecektir.

Bu renkli maceranın renklendirmesini Romina Denti yapmış. Milanlı yazar ve illüstratör olan sanatçı, 90’lı yılların başından itibaren çeşitli yayınevleri ve tv. yapımları için çalışmalar yapıyor. Bonelli için 2014’ten itibaren renkli Tex, Dampyr, Nathan Never çalışmalarında bulunmuş.

Nathan Never Sanatçıları Parmitano ( kırmızı giysili ) ile birlikte

GÖRÜŞLER, AÇIKLAMALAR

Francesco Rea ( ASI Dış ilişkiler Başkanı )
‘’ Uzay aktiviteleri, bir astronot tarafından yapıldığında insanlar büyülenirler. Ama çoğu zaman büyüleyen şey astronotun kendisidir. Sıra dışı bir süpermen, veya süper kahraman olmak fazntezisi çoğu kişinin merakına yol açar. İtalyan Uzay Ajansı olarak, bilime adanmış, çoğunlukla bilim kurgu filmleri gibi projeksiyonlara hayat verdik. Ancak bir projeksiyon sineması, başka bir dünyaya, genellikle risk altında olan bilime, açılmak için bir fırsat olabilir. Aynı şeyi “konuşan bulutlar” ile yapmaya başladık. İşbirliği ile yılda en az bir çizgi romanı desteklemeye karar verdik. Bu durumu, Sergio Bonelli Editore gibi yayıncılarla olan mükemmel ilişkiler sayesinde yapıyoruz. Çünkü çizgi romanların sinema, edebiyat, resim ve mimarlık gibi çok çekici sanat olduğunun farkındayız. ‘’

Bepi Vigna ( Senaryo Yazarı )
‘’ Bonelli yayıneviyle ilişkim Martin Mystere’in yazarı Alfredo Castelli ile tanışmamla oldu. ‘ Nargahe’nin Sırrı ’ isimli Martin macerası ilk Bonelli çalışmamdır. Çılgın tempoyla çalışıyoruz.  Bilim kurgu filmleri ve sert dedektif türü benim ilham kaynaklarım.

Ray Bradbury

Kurgu eserlerde Ray Bradbury favorim. Asimov veya Heinlein’ın klasiklerini pek sevmem, ancak Antonio Serra büyük hayranı. Polisiye romanlar için Ellroy, Chandler ve Hammet’i örnek gösterebilirim. Ama yine de, daha çok sinemadan ilham alıyorum: Hikayelerime tipik bir sinematik hava ve tempo vermeye çalışıyorum. Tempo çok, çok önemli.  Sadece Nathan Never ile ilgilenmiyorum. Aksine, Cagliari gazetesine ve çeşitli dergilere katkıda bulunuyorum. Ayrıca kitaplar yazıyorum (şu anda Fransız-Belçika çizgi romanları üzerine bir deneme üzerinde çalışıyorum), sinemayla ilgileniyorum, çizgi roman dersleri veriyorum. Aklımda birçok başka girişim var. 

Çizgi romanların kronolojisinde büyük felaket anını temsil eden dönemdeyiz artık . İnsanlık kendi kendini yok etmeye kararlı görünse de, bununla uğraşmak zorunda kalmamayı gerçekten umuyoruz.Her zaman umut vardır. Az sayıda insanın zekası ve cesareti, bilimsel ve teknolojik araştırmalarla birleştiğinde, nihayetinde çöküşü önleyecektir. ‘’



Sergio Giardo (Çizer )

246. sayı ile Nathan Never ekibine katıldı   ve birkaç ay sonra karakterin aylık serisinin kapak sanatçısı oldu. ASI (İtalyan Uzay Ajansı)  ile işbirliği içinde yaratılan  Ajan Alpha’nın  maceralarını çizen sanatçı oldu.
‘’ Aslında her zaman karikatüristtim, çocukken başladım çizer çalışmalarına. Profesyonel olmadan önce. Ancak çizgi romanlardan önce reklamcılık sektöründe çalıştım. Bir reklam ajansına görsel tasarımcı/hikaye çizeri olarak girdim ve sanat yönetmenliğine kadar yükseldim. Sonra, şirketin zirvesine neredeyse ulaştığımda, çizgi roman sanatçısı olma fırsatım oldu ve oradan ikinci profesyonel hayatıma başladım.

Nathan Never’ı ilk günden beri takip ediyorum ve bu yüzden bu işi yapıyorum. Bilim kurgu ve çizgi roman hayranı olarak ve ayrıca bu dünyada çalışmakla her zaman ilgilendiğim için, Nathan Never beni Bonelli yayınevine başvurmaya teşvik etti. Benim açımdan, Bonelli çizgi romanları söz konusu olduğunda  Nathan ilk aşkımdı .  Süper kahramanlarla büyüdüm ve onları çizmeyi her zaman sevdim. Dürüst olmak gerekirse, hepsini birden çizmek zorunda kalacağımı hiç beklemiyordum ! ‘’

2 )-Nathan Never – Dünya Parçalanıyor ( Aralık 2023 )
( Nathan Never – La Terra si Frantuma )
Bilindiği gibi, Nathan Never maceralarındaki büyük olayların kökenleri genel olarak geçmiş zamandadır, geleceğe yönelik etkileri olur. Belirsiz sayıda paralel evrenden oluşan meta-evren içinde, birden fazla olası geleceğin bir arada var olabileceği varsayımı geçerlidir. Bu macerada, genel çerçeveden farklı olarak, değişik bir zaman çizelgesi doğrultusu görülüyor.

2024 yılı, gezegenimiz çevresel ve iklimsel felaketlerle tehlike altında ! Belki de bunu önlemenin bir yolu vardır, ancak çözüm yalnızca gelecekten gelebilir. Nathan Never, zaman yolculuğu yapmanın ve uzak bir gelecekte yapılan hataların bugünün gerçekliğini yok etmesini engellemenin bir yolunu bulmalıdır. Ancak bu görevi tek başına başaramaz. Luca Parmitano‘nun vazgeçilmez yardımına ihtiyacı olacak! (Luca Parmitano ve Nathan Never arasındaki dostluk yine, Sergio Bonelli Editore ile ESA (Avrupa Uzay Ajansı) arasındaki iş birliği sonucu gerçekleşti. )
Okurlar, Nathan Never maceralarının yirmi ikinci yüzyılda yaşadığını görmekteydiler. Ancak geçmişinde, 2023’ten yeni yıla geçiş, coğrafi olarak bizimkinden çok farklı olan dünyasını tanımlamada çok önemli bir dönüm noktasını temsil ediyor. Nathan Never’ın İtalya’daki 391. Sayısı, astronot Luca Parmitano’nun olağanüstü katılımı ile daha da ilginç olmuş.

Albümün hikayesi Luca Parmitano ve Antonio Serra‘ya, senaryosu Antonio Serra’ya, çizimleri ve kapağı ise Sergio Giardo‘ya ait.
Macera, Nathan’ın ” Argo Asteroiti ” nin ortaya çıkmasına neden olan gizemli enerji zinciri sayesinde mümkün olan beklenmedik bir zaman yolculuğuna çıkmasıyla başlıyor, uzayda ay yörüngesi yakınına gidiyor ve astronot Luca Parmitano ile tanışıyor .

İlk bölümdeki Parmitano ve Nathan Never arasındaki diyaloglar eğlenceli ve edebi göndermeler dolu. Özellikle, hikayenin gelişiminde temel bir tema olan ‘’ Ters Entropi ‘’ üzerine yazılanlar, “kahramanlarımız Dünya’nın parçalanmasını engellemeyi başarabilecek mi?” sorusunun cevabını merak edenler için önem kazanıyor. Parmitano senaryo yazımına da katkısı olmuş.

Senaryonun yanı sıra, Sergio Giardo’nun çizimleri övgüyü hak ediyor. Gerçekçi ve gri tonlu çizimlerin grafik yapının yumuşak ve başarılı olmasını sağlamış.
Hikayenin ikinci yarısında, Serra’nın düşünce tarzı etkin olmuş. Nathan’ın hayal dünyası, kendisiyle yüzleşmesi bu bölümde.
Son bölümde ütopik gelecek yer alıyor. Tam da, Tommaso Campanella’nın hayal ettiği umutlarla dolu gelecek.
Macerayı tam olarak anlamak için, Nathan Never ciltlerinde yıllar boyunca işlenen uzay-zaman temalarını gözardı etmemek gerekiyor.

Kurgusal bir öykünün gerçeklikle yüzleşmek zorunda kaldığı geçmiş veya gelecek yıllarda geçen bazı bilim kurgu filmleri bulunuyor, örneğin New York’tan Kaçış filmi.

Christopher Nolan

Senaryo için Parmitano’nun yardımı dışında, Serra ile birlikte Christopher Nolan‘dan, Octavia Estelle Butler‘dan, Asimov‘dan ve bilimsel mantıktan esinlendiği belirtiliyor.
İlk bölümde ağırlıklı olarak yer alan, entropi / ters entropinin kullanımı , senaryoda zamanın tersine çevrilmesine ve dolayısıyla zaman çizgilerinin değiştirilmesine olanak tanımış.

Nitekim, Nathan’ın bu durumu 42. Sayfadaki duruma ilişkin kısa açıklaması önemli. Bu sayfada şöyle diyor Nathan Never;
‘’ Benim geldiğim yerde, 2024 yılında, dünyanın çekirdeğinin sınırsız enerjisinden yararlanmak için, dünyanın merkezine doğru atom enerjili bir füze fırlatıldı…ve baş döndürücü sonuçları oldu… ‘’
Bunlar gibi nedenlerle, özellikle İtalyan okurların bir bölümü ; ‘’ Bu albümün kesinlikle serinin dışında tutulması gerekiyor. Neden normal seriye dahil ediliyor ? ‘’ sorusunu net ortamında sormuş. Zira, bilindiği gibi Nathan Never maceralarında ‘’ devamlılık ‘’ serinin temel unsurlarından. Önceki olay örgülerinin etkileri, sonraki olayların örgüsünde de karşımıza çıkabiliyor. Yeni bir maceraya geçilse bile eski maceranın izleri devam ediyor. 

MACERA HAKKINDA GÖRÜŞLER

Antonio Serra ( Senaryo Yazarı )
‘’ Amcam çizgi roman koleksiyoncusuydu, evine gittiğimizde ortadan kaybolur ve orada oturup okurdum. O öncelikle Disney ürünleri, Mickey Mouse ve benzerlerinin koleksiyoncusuydu , ancak  Linus gibi tüm dergileri de topluyordu. Çizgi romanlara tutku duymaya ve çizmeye olan isteğimle, karmaşık diyebileceğimiz bir süreçten geçtim ve bu süreç beni Bonelli Editore’ye bazı materyaller göndermeye yönlendirdi. Alfredo Castelli bizim için bir devdi diyebiliriz. Yaptığımız çalışmaları okudu ve beğendi. Martin Mystère’i yazmasına yardım edecek birine ihtiyacı olduğunu söyledi ve ben de zaten bu çizgi romanın okuyucularından biriydim. Askerlik hizmetinden hemen sonra Bonelli’de çalışmaya başladım.  Alfredo, Nathan’ın ilk çizgi romanlarını okumuş ve onlara hayran kalmıştı. Dediğimiz gibi, Alfredo benim akıl hocamdı; onsuz ne ben ne de Nathan Never var olamazdık.
Nathan Never ile Avrupa Uzay Ajansı’ndan astronot Luca Parmitano arasında bir buluşma gerçekleştirdik . Luca Parmitano kesinlikle olağanüstü bir karakter. Onunla çalıştım çünkü kendisi Nathan Never’ın ateşli bir okuyucusu olarak bunu istemişti.
Bu macerada yan yana çalıştık; o NASA’daydı ve modern teknoloji sayesinde iletişim halinde kaldık. Varese’de size anlattığım gibi, ” Dünya Parçalanıyor ” adlı bir bilim kurgu öyküsü yarattım; bu öyküde geçmiş ve bugün buluşuyor ve Nathan Never’ın evreninin unsurları gerçekliğin de bir parçası oluyor. Bu buluşma deneyi başarılı oldu. Çünkü cilt çok iyi satıp iyi karşılanmakla kalmadı, her şeyden önemlisi Parmitano çok sevdi.

Sergio Giardo ( Çizer )
Yukarıdaki eserde çizer olarak görülen Giardo bu albüm için de görev almış. Albüme ilişkin görüşleri şöyle ;
‘’ Antonio Serra’nın ( Bepi Vigna ve Michele Medda ile birlikte Nathan Never’ın üç yaratıcısından biri , editörün notu) yanı sıra Luca Parmitano da bu yolculuğa çıkarak hikâyenin taslağını yazdı. Bunu çok dokunaklı buluyorum, özellikle de geçmişe tutkuyla bağlı, gelecekten gelen bir karakter olan Nathan Never’ı ilk kez günümüze, büyüleyici bulduğu dünyamıza getirdiği için. Parmitano bu ciltte de Nathan’ın yanında yer alıyor. Astronotun yazarı olarak görevini başarıyla tamamladığına inanıyorum. ‘’

Luca Parmitano ( Astronot, Maceraların Destekçisi )
Parmitano, Avrupa Uzay Ajansı (ESA) için Avrupa Astronot Kolordusu’nda görev yapan İtalyan bir astronottur . Mayıs 2009’da ESA astronotu olarak seçildi. Parmitano aynı zamanda İtalyan Hava Kuvvetleri’nde albay ve test pilotu. 61. Sefer sırasında Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) komuta eden ilk İtalyan (ve üçüncü Avrupalı) kişidir.
‘’ Eğer bir şey düşünülebilirse, zamanla, teknolojik ilerleme, araştırma ve deneylerle bu şey mümkün ve somut hale gelebilir. Yüz yıldan biraz daha uzun bir süre önce uçmaya başladık , o zamanlar cesur öncüler yoktu. Bugün pilot olmak, uçmak için yeterli dersler almak günlük uygulamalar haline geldi. Bilet alarak, uçağa binerek dünyanın bir ucundan diğer ucuna hızla gidiyoruz. Uzay araştırmalarının tarihi, her yolculuk gibi, ekip çalışmasının meyvesidir. ‘’
Not :
1 ) Nathan Never’ın her iki macerasına, İtalyanca olarak Libgen sitesinden ulaşılabilir.
2 ) Nathan Never’ın La Terra si Frantuma ( Dünya Parçalanıyor ) macerasına Çizgi Diyarı sitesinden Sn. balkan paylaşımı olarak ulaşılabilir.


YARARLANILAN KAYNAKLAR

Wikipedia

Yorum bırakın